LÜTFEN GEÇ KALMAYIN!
10. SINIF
İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu. Onun için “benim en iyi arkadaşım” diyordum… Ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum… Ama o bana benim ona baktığım sözle bakmıyordu. Bunu biliyordum. Dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi. Ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum…
11. SINIF
Telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu. Bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı. Beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini söyledi. Bende tabi ki gittim. Koltuğa onun yanına oturdum. Güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim. 2 saat sonra Drew Barrymore’un filmi başladı ve onu izledim. Filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi. Bana her şey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum…
SON SINIF
Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve “çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek” dedi. Benimde çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik. Eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, “En iyi arkadaş” olarak. Ve partiye birlikte gittik, o akşam çok güzeldi, her şey yolunda gitti. Partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım. Kapının önünde ona baktım, o da bana güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını istiyordum… Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. Bana “hayatımın en güzel zamanını geçirdiğini” söyledi ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyorum…
GÜNLER, HAFTALAR, AYLAR GEÇTİ VE MEZUNİYET GÜNÜ GELDİ, ÇATTI
Sürekli onu izledim, onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum… Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, “sen benim arkadaşımsın, teşekkürler.” Deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemeğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum, ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum…
ARADAN YILLAR GEÇTİ…
Bir kilisedeyim ve o kızın nikâhını izliyorum… Evet, artık evleniyordu. Onun “evet kabul ediyorum” demesine, başka bir adamla evli olarak yeni hayatına girmesini izledim. Onun benim olmasını istiyordum… Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve “nikâhıma geldin, teşekkürler” deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyorum…
YILLAR ÇOK ÇABUK GEÇTİ…
Şuan benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum. Eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı. Hemen günlüğü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi :
” Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim… Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyorum… KEŞKE BANA BİRKEZ SEVDİĞİNİ SÖYLESEYDİ…”